22 Haziran 2014 Pazar

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

22 Haziran 2014 Pazar
Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.
Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen yaptığın her işte başarılısın.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Haziran 2014 Çarşamba

Harakiriyi Japonlar Bulmasa Ben Bulacakmışım :D Stone Mozaik Puzzle Tecrübem :D

18 Haziran 2014 Çarşamba
Bu yazıyı puzzle ı yaptığım dönemde yazmış olsam eminim çok daha farklı şeyler söylerdim. Hatta terbiyemi bile bozabilirdim o derece :P Puzzle bana yarıyıl tatili döneminde yapmam için erkek arkadaşım tarafından hediye edilmişti.Tabii ki de ilk gördüğüm anda bayıldım :) Tatil hediyesi olarakta çok ince düşünülmüş bir hediye öyle değil mi :) Gelin görün ki yapımı hiç te o kadar kolay olmadı. Annemden emdiğim süt burnumdan geldi desem abartmış olmam herhalde :D Tabii bunda figürün zor olmasının da etkisi var. Meğer bu puzzeların da zorluk seviyeleri varmış,biz sonradan öğrendik :) Bu da zor figürlerden bir tanesi.
Ürün hakkında eleştirebileceğim çok fazla şey var. Öncelikle kutu içerisinden kerpeten çıkmıyor!!Bide utanmadan resmini koymuşlar :( (Kerpeteni 6-8 tl civarı temin edebilirsiniz) İçerisinden çıkan yarısı boş dandik yapıştırıcı da kesinlikle yetersiz. O yapıştırıcı üstüne dört kutu yapıştırıcı daha almak durumunda kaldım :( İçerisinden çıkan mermerler de kesinlikle resimde gösterilen renk tonlarında değil. Alakasız renkler çıktı içerisinden.Bol miktarda beyaz mermer elimde kalırken, gerekli renk tonlarının azlığından bazı noktalarda yaratıcılığımı kullanmak zorunda kaldım:D 
Ama bu kutu içeriği ile ilgili en en enn büyük eleştirim şu ki; Ya arkadaş siz bunu hobi set değilde kas geliştirme egzrsiz seti olarak satsaymışsınız keşke. En azından ürün layığını bulurdu!! Mermerlerin bazıları kesinlikle kırılmıyor.Kerpeti sıka sıka ellerim su topladı neredeyse.O kırılmayanlarda genellikle az olan renkler olunca (yani kullanmakta mecbur kaldığım renkler) babaaaa babbaaaa diye babama seslenmekten dilimde tüy bitti. Hayır diyorum aldım başıma bir dert adamında başına sarmayayım,ama olacak gibi değil. İşin enteresan yanı babam bile bu nasıl şey,böyle hediye mi olur, bırak yapma diye halime acıdı:D Ama tabii ki de azmettim, direndim ve bitirdim :) Nede olsa direnmek ruhumuzda var ;) Bir süre sonra olayı daha net kavrayarak sağ tarafta iyi kas yaptım biraz da solu geliştireyim diyerek sol kaslarımı da bu egzersizlerden mahrum etmedim:) Olayın püf noktası da şuymuş ki;ben bunu tecrübe ederek öğrendim, puzzla yapımına normal puzzleda olduğu gibi kenarlardan başlamalısınız. Ben renkli mozaikler yetmez telaşı ile gözlerden bodoslama daldım. İşte bu hataya siz düşmeyin,zira takip eden zaman içerisinde bambaşka sorunlar yaşamak durumunda kalıyorsunuz. Kenarlarda çerçeveyi tutturmak vb.gibi.
 Benim tavsiyem kol kaslarınıza güvenmiyorsanız hiç başlamayın,normal puzzle ile takılmaya devam edin. Dediğimi dikkate almazsanız çok üzülürsünüz sonra :D Gerçi güçlü kuvvetli birinin her daim yanınızda olması da sorunu bir miktar çözecektir. Mamafih şöyle bir durum var ki mozaikler direk pıt pıt diye kafaya göre kesilmiyor :D Bu en deli edici kısmı sona sakladım :D Kesilen parçaların girintilere uyumlu olması gerekiyor,bu da olayın en hardcore kısmı.Kesilen nohut kadar mermeri kırpa kırpa şekil vermeye uğraşmışlığım beni bu satırları yazmaya mecbur etti :D Akrep burcu inatçılığım olmasaydı eminim o ilk gözü yaptığım anda bırakırdım bu puzzleı :D Neyse neticesinde sağ salim bitirdim,güzelce çerçevelettim :) 
Not: Ha bide mermerleri keserken bazen sıçrayıp gidebiliyor uzaklara, dikkatli olmakta fayda var,zira bitime yakın abimi gözünden ediyordum,mermer sonuçta şakaya gelmez :D

17 Haziran 2014 Salı

Acilen Bana Güzel Film Önerilerinde Bulunabilecek Kişiler Aranıyor :)

17 Haziran 2014 Salı
Malum dönem bitti, ee bide taze mezun olunca insan neye saracağını bilemiyor doğrusu. Yok mezuniyet balosuydu,töreniydi,iş başvurusydu derdinden tasasından beni kurtaracak film arayışındayım. Güzel kitap ve yabancı dizi tavsiyelerine de açığım bu arada :D
Elinizi korkak alıştırmayın, her türden öneriye açık olmakla birlikte büyük bir iştahla ve heyecanla önerilerinizi bekliyorum :)

4 Mayıs 2014 Pazar

Pazar Kahvaltılarının Yıldızı Sucuklu Yumurta :)

4 Mayıs 2014 Pazar
Efendim, sucuklu yumurta olmadan yapılan pazar kahvaltısına pazar kahvaltısı demiyoruz, lakin yumurtanın kıvamında pişmesi,sucukların kurumamış olması bu lezzeti üst noktalara taşıyacak önemli detaylar :) 
Bunun için sucukların her bir yüzünü yaklaşık 30 sn. kadar tereyağında bekletmek yeterli oluyor. Ardından çırpılmış, isteğe göre baharatlı yumurtamızı sucuğun üzerine yayıp, tavanın kapağını her hangi bir şeyle kapatıyoruz.
Burada kapak kullanmamızın nedeni omletin her iki yüzünde de eşit görünüm (pişkinlik) sağlamak.Aksi taktirde (kapağı açık yapıldığında) omletin bir tarafı daha kızarmış oluyor ve bu sapsarı yumurta görüntüsünü yakalamak pek mümkün olmuyor:)  
Eeee ne demiş şair;
Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı :)
Cemal Süreya ya da bir selam çakıp kahvaltımıza gömülebilirz artık :)

2 Mayıs 2014 Cuma

Yapraklar Yeşerip Hayat Tazelenirken Cildinizi Onarın

2 Mayıs 2014 Cuma
Bahar geldi çattı. Mevsim geçişleriyle baş gösteren fiziksel değişikliklerle de karşı karşıya kaldık. Bu değişikliklerin şüphesiz en büyüğü cildimizde yaşanıyor. Mevsim geçişlerinde cildimizin nem dengesinde önemli değişiklikler yaşanır. Cildi kuruluktan pul pul dökülen de vardır, cildinin çok yağlı olmasından şikayet eden de. Siz de büyük ihtimalle bu sorunların birinden şikayetçisiniz. Cildinizde meydana gelen bu değişikliklerin önüne geçmek için tek bir yol var, o da cilt bakımı. Ne öneriyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Anlatayım:
Yeni çıkan cilt bakım ürünlerini hepimiz deniyoruz, takip ediyoruz ama cildimizi uzun zamandır tanıyan ve koruyan bir marka var: Vaseline! 140 yılı aşkın süredir bizimle birlikte olan, nesilden nesile geçen bu ürün bize gerçek nemlendirmeyi sağlıyor. Vaseline markası şimdi de, üçlü saflaştırma yöntemiyle geliştirdiği Türkiye’deki en saf Vaseline Nemlendirici Jel’i bize sunuyor.
Vaseline Nemlendirici Jel, 3 kat saflaştırılmış formülü sayesinde piyasadaki diğer kremlere göre çok daha iyi sonuçlar veriyor. Üstelik sadece cilt nemledirmede değil; yara bakımı, pişikler, dudak bakımı gibi durumlarda da iyileştirici etki gösteriyor.
Son olarak, size çok mutlu olacağınız bir haber daha vereceğim: Hepimizin bayıldığı Vaseline’in Cocoa Butter losyonu ve kremine şimdi de Nemlendirici Jel’i eklendi! Bu harika ürünü cildinizi ve dudaklarınızı nemlendirmek için her gün kullanabilirsiniz.
Siz de bahar gelirken taptaze bir cilde kavuşmak istiyorsanız Vaseline Nemlendirici Jel’e tüm marketlerden ve eczanelerden ulaşabilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Mayıs 2014 Perşembe

1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı

1 Mayıs 2014 Perşembe
Biz 1 Mayısı hiç bir zaman bayram gibi yaşayamadık, hele de 1 Mayıs 1977 den sonra...
Kanlı 1 Mayıs; tarihin tozlu sayfalarına faili meçhul olarak geçen,bugün hakkında hala net bir kanıt olmayan, devlet eliyle yapılan katliamdır.Zira Türkiye de faili meçhul tüm olaylar devlet eliyle gerçekleşmiştir,aksini savunanlar, istenildiği taktirde iktidarın ne kadar güçlü olabileceğinden bir haber olan cahillerden başkaları değildir. Bugün 1 Mayıs 1923 ten beri kutlanan 1 Mayıs İşçi bayramını (Emek ve Dayanışma Günü) kutlarken, katliamda kaybettiğimiz emekçileri de unutmayalım...
1 Mayısın doğuşuna sebep,temelinde çok basit, insancıl bir slogandır aslında;
Sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat canımız ne isterse!
Günde 12 saat ve haftada 6 gün olan çalışma koşullarına karşı başlayan tepki,kendisini işçi bayramı olarak kabul ettirecek ölçüde destek bulmuştur. Bugün, neredeyse hepimizin işçi olduğu bir toplumda (ki TDK nın güncel sözlüğünde İŞÇİ; Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse, olarak geçmektedir) işçi haklarını savunurken neden bu kadar aciz ve isteksiz olduğumuzu anlayabilmiş değilim. Sevgili beyaz yaka, maaşlı çalıştığın,emir aldığın sürece sende işçisin kabullen:)
Kanlı 1 Mayıs diye bilinen 1 Mayıs 1977 katliamından bir yıl önce 1976 da ressam Orhan Taylan tarafından çizilen "Dünyayı Avuçlarında Yükselten İşçi" afişi günümüze değin 1 Mayısın bilinen en önemli sembollerinden biridir.
Son olarak olay üzerine Uğur Mumcunun 6 Mayıs 1977 de, Cumhuriyet Gazetesinde yazdığı yazıyı paylaşmak istiyorum.

Soruşturma Nasıl Yapılmalı!

Uğur Mumcu

Cumhuriyet Gazetesi, 6 Mayıs 1977

1 Mayıs Olayı, Türk basını için sınav günü oldu. Bakınız bir kısım basın olayı nasıl çarptırdı, kamuoyunu aldatmak için hangi duyguları kullandı. Bunları acıyla izliyoruz.
Bu tür olaylarda, peşin ve değer yargılarından kaçınmak gerekir. Çünkü peşin yargılar, çoğu kez, gerçeğin gizlenmesine yarar. Düşüncenin yerini duygu, soğukkanlılığın yerini öfke alır. Bu öfke ve duygu selinden ayrılmasak, gerçeği gün ışığına çıkaramayız.
Sağ güçler, bu olaydan çıkar sağlamaya çalışıyor. Partiler, dernekleri TRT’si yazar ve çizeri ile, DİSK’i sanık sandalyesine oturtmak, İstanbul’un ilerici, namuslu ve yürekli Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ı karalamak, bundan siyasal yarar sağlamak istiyorlar. Buna meydan vermemek gerekiyor.
Türkiye’de yıllardır bir oyun oynanıyor. Bir plân adım adım uygulanıyor. Önce, sağ kesim içinde, silahlı örgütler oluşturup,sol kesim üzerine saldırttılar. Bu yetmedi... Şimdi de, solu kendi içinde parçalamak, solu, yine solun bir “fraksiyonu” ile yıpratmak, yoketmek ve yozlaştırmak istiyorlar.
Devrimci bilinç işte bugünler için gereklidir...
1 Mayıs öncesinde bir sürü siyasal cinayet işlendi. İstanbul’un orta yerinde genç insanları kurşun yağmuruna tutan eşkıya çetesinin bir üyesi bile yakalanamadı. Sırtında bunca kara tabutu taşıyan İstanbul Valisi nasıl gönül rahatlığı içinde koltuğunda oturmaktadır?..
İleri basın olarak, 1 Mayıs öncesindeki siyasal cinayetleri olduğu gibi, 1 Mayıs olayını da didik didik edip, bunların suç belirtilerini, kanıtlarını, devletin bürokratlarına, bakanına, valisine, emniyet müdürüne, bir bir sormalıyız...
Dört beş gündür gazetelerde okuyorsunuz. İntercontinental Oteli’nden kalabalığa ateş açıldığı söyleniyor. Bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır? Bu otelin “güvenlik amiri” Emniyet Genel Müdürlüğü eski yardımcılarından ve İstanbul Emniyet eski Müdür Vekillerinden Mehmet Akzambak’a herhangi bir soru yönetilmiş midir?
1955 yılının 6/7 eylül olaylarına yol açan olay Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bomba atılmasıydı. Yassıada duruşmalarında, bu bombanın bir güvenlik görevlisi olan, Oktay Ergin tarafından konduğu anlaşılmıştı. Yassıada duruşmalarına kadar 6/7 eylül olaylarının “solcular” tarafından yapıldığı ileri sürüldü. İleri sürülmek ne kelime, birçok solcu bu gerekçeyle tutuklanmış, aylarca hücrelerde yatırılmıştı...
Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu eve bomba koyan güvenlik görevlisi Oktay Ergin, şimdi nerdedir dersiniz? Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığında... Oktay Ergin, 1 Mayıs toplantısı ile ilgili önlemlerin alınmasında ve uygulanmasında en önemli görevlerden birini üstlenmişti.
Sanırız, Oktay Ergin’de bu konuda çok yararlı bilgiler vardır...
Burada belirli kişileri suçlamak amacı gütmüyorum. Fakat, bu olay, enine boyuna, bütün ayrıntılarıyla incelenmeli ve her belirti, her kanıt, kamuoyu önünde tartışılmalıdır...
İntercontinental Oteli ile Sular İdaresi duvarından ateş açanlar yakalanmış mıdır?... Bunu kimden soralım?
Emniyet Genel Müdürlüğünden mi, Güvenlik Dairesi Başkanlığından mı? İstanbul Valisinden mi? Kimden?...